Bazen alabora olur umut yüklü
tüm gemilerimiz
Bazen okyanuslara yelken açar sevgimiz
Kimi zaman sığ sular kadar dinginiz
Kimi zaman kabaran dalgalar gibi öfkemiz.
Her şey bizim için;
çünkü insanız biz.
Nuriye Dündar
Çok büyük acılar çekiyorsanız; kendinizle gurur duymalısınız..
Düşünsenize;
O acıyı sizin kaderinize yazıp omuzlarınıza yükleyen Allah'ın gözündeki gücünüzü...
Ahmet Özhan Uygun
Ne var ki insan
her şeyi söyleyemiyor.
İnsan olduğu için söyleyemiyor.
Ve
çile burada!..
Cemil Meriç
Dost;
Türkçenin en güzel kelimelerinden.
Yalın, şeffaf ve tatlı; insanın ağzında akide şekeri gibi eriyen.
''Dost'' başka,''arkadaş'' başka.
Keza ''yoldaş'',''kardaş'',''ruhdaş'','rüyadaş' başka.
Öyle güzel ayrıntılar var ki dilimizde, başka dillerde karşılığını arasanız, kolay kolay bulamazsınız.
''Sevgi'' başka, ''aşk'' başka.
Arkadaş bir esinti ise, ferah ve latif; dost kuvvetli bir rüzgar demek, bir deli-güzel yel, saçıp dağıtan, tutup silkeleyen.
Arkadaş çiseleyen bir yağmur ise, dost bir fırtına demek.
Parçaları yerinden söken, tozu dumana katan, insanı sarıp kendine getiren.
O yüzden bu kadar azdır gerçek dostlar.
Doğası gereği.
O yüzden sarılmak gerek sıkı sıkı dostluğun kadife ipine.
Ve kulak vermek nabzına ritmine...
Elif Şafak
Ey Cuma,
bizden giderken
bizi sen gibi mübarek bırak.
Sen gibi hayırlı,
Sen gibi kutsal,
Sen gibi temiz.
Cuma gibi olunuz dostlar,
Ve daimen Cuma gibi kalınız.
zeyneb eddâî
“Bir şey eksik” diyoruz. “Bir şey eksik ama ne?…”
Bütün cümlelerin tamam, bir tek cümlenin eksik olduğunu hissediyoruz.
Düşünüyoruz, eksik olan ne?…
Bir şeyin hiç bitmediğini, hiç bitmeyeceğini anlıyoruz. Kafamızı kurcalıyor bu eksilik. Bitmeyenin ne olduğunu soruyoruz kendimize hücumla. Hevesimiz kursağımızda kalıyor. Bir eksikle ayrılıyoruz koridorlardan…
Yırtınmaya başlıyor belleğimiz: “Bir şey eksik, ama ne?…”
Aşkın bile telafi edemediği bir şeyin eksik kaldığını kavrıyoruz dehşetle. Bitkinlikle soruyoruz: “aşk değilse ne?…”
İniltiyle dökülüyor ağzımızdan cümleler: “Allah’ım, bir şey eksik ama ne?…”
Sonra gelecek günlerimizi boyadığımız tablonun renkleri karışıyor birbirine. Hep kaçtığımız o soruyu soruyoruz kendimize:
“Yoksa eksik olan biz miyiz?…”
Ali Ayçil