"düşün, düşün ki düşün gelişsin"

Sen duâ edersin ama kabul olmuyor sanırsın...
Ekmek almak için fırına gidersin. Beklerken fırıncı ile sohbet başlar.
Ve fırıncının hoşuna gidersin, hoşsohbetsin ya!
Fırıncı başkalarına istediklerini verip aceleyle gönderir.
Bu arada sen istediğini alamadığın için sıkılmaya başlarsın.
Ama bilmezsin ki;
fırıncı yeni pişmiş en güzel ekmeği sana verecek ...

Hz Mevlana

En güzel ekmeğe lâyık kullar olabilmek ümidi ile cumanız mübarek ola..
Share

Bunca kim kûh-sıfat başıma daşlar urulur
Dîde-i bahtım uyanmaz ne ağır yuhuludur(uykuludur)

-Fuzûlî-

şerhe ne hacet :)

Share
Fethin 559. yılı vesilesiyle Necip Fazıl'ın 'canım istanbul' şiirini İbrahim Sadri'nin yorumuyla dinlemeye ne dersiniz? :)


Share


Tezgahta domates satan pazarcıyla fiyatta anlaşmak kadar kolay değildir ilişkiler...
Ne pazarcının bitireyim de gideyim telaşı olur kalbinde,
Ne de ucuz olsun diye çürük sevdalar taşırsın içinde...
Sevmek zor, güvenmek mümkün değil...
Şimdi akşam pazarı...
Ucuz birliktelikler kapış kapış bu devirde...
Birazdan biter her şey...
Yerler ezilmiş pişmanlıklar içinde...
Sonra mı?
Sonra sıra çöpçülerde..!

Alıntı
Share

.......
Güzel, kendisini güzel bulduğumuz için mi güzeldir?
Belki de şey güzel değildir de onu güzel bulan bizizdir. Kimbilir?
Bir şeyi "güzel bulmak" ile "güzeli bulmak" arasındaki fark üzerinde yeniden ve dikkatle düşünmeli!
.......
O hâlde ey talib, bir kenara yaz!
Bir şeyi güzel bulduğunda, bulduğunun güzelliğinden aslâ emin olamazsın, ve fakat güzeli bulursan, sadece senin güzeli bulduğunu değil, güzelin de seni bulduğunu hissedersin. Çünkü arayan gerçekte aranandır!
Dilersen, bir daha düşün: Beni bulamazsan aramaz mısın?

Dücane Cündioğlu
Share


içimdeki beldenin her damında bir sala
yokluk dipsiz felaket, varlıksa büyük bela..

N.F.K

(ruhu şâd mekanı cennet olsun)
Share


Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmiş.
Adam şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman da aynı söföre rastlıyormuş.
...
Bir gün, bilet alırken şoför yanlışlıkla 20 kuruş fazla vermiş.
İmam yanlışlığı oturup da parasını sayınca fark etmiş.
Kendi kendine 20 kuruşu geri versem mi şöföre diye düşünüyormuş.
Ama içinden bir ses diyormuş ki çok gülünç bir para ve şoförün umurunda değil.
Otobüs şirketi çok para kazanıyor zaten sadece 20 kuruş onlara bir şey yapmaz.
Bu parayı saklayabilirim diye düşünmüş, Allah'tan gelen bir hediye gibi.
İnecegi durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce şoförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki:
Paranın üstünü fazla verdiniz.
Şoför gülümsemiş ve demiş ki:
Siz caminin yeni imamısınız değil mi..?
Aslında uzun zamandır sizi caminizde ziyaret etmek istiyordum.
İslamı öğrenmek için.
Bu yüzden bilerek size fazla para verdim.
Nasıl tepki vereceğinizi görmek istedim.
İnerken imam artık bacaklarını hissetmiyormuş.
Yere yığılacakmış neredeyse, bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış.
Gözlerinden yaşlar dökülerek demiş ki:
Allah'ım az daha İslam'ı 20 kuruşa satıyordum..!

Share