"düşün, düşün ki düşün gelişsin"

İyiyi ara, güzeli ara, doğruyu ara; ama kusur arama...!

Hz. Mevlana
Share

Bir yana küşti-gîr-i aşk-ı nigâr
Bir yana âteş-i gam-ı dildâr
Bilmem hangisiyle tutuşayım
Ve kinâ Rabbenâ azâbe'n-nâr

(Bir yanda sevgilinin aşkıyla dolu pehlivanlar (rakipler), öte yanda yardan ayrılığın üzüntüsü.  Hangisiyle tutuşayım( mücadele edeyim)?  Ya Rabbi ateşin azabından (cehennem)  koru.)

-Molla İzârî-
Share

İnsansız adalet olmaz
Adaletsiz insan olur mu?
Olur, olmaz olur mu!
Ama, olmaz olsun..

Özdemir Asaf

Adaletli insan olmak temennisi ile, hayırlı cumalar...


Share

Usta bir ressam, genç öğrencisinin eğitimini tamamlaması için bir öneride bulunmuş. Buna göre, yaptığı son resmi kentin en kalabalık meydanına götürüp, birkaç gün herkesin göreceği şekilde sergilemesi gerekiyormuş.

Genç adam tam kapıdan çıkmak üzereyken, ustası yanına birkaç kırmızı kalem alması gerektiğini söylemiş. Ve eklemiş; Tabloyu bıraktığın yere bir de not yazmalısın; "Lütfen beğenmediğiniz yerleri bu kalemle işaretleyiniz."

Çırak, ustasının dediğini yapıp, doğru en kalabalık meydana koşmuş yaptığı resimle.
Kalemleri tablonun yanına bırakıp, notu da en görünülür yere iliştirmiş tabii. Aradan birkaç gün geçmiş, ustası bu kez, gidip resme bakmasını istemiş genç öğrencisinden.

Merakla koşmuş meydana ki; ne görsün?
Yaptığı güzelim resmin, kırmızı kalemle işaretlenmiş çarpılardan neredeyse görünmüyor.
Boynu bükük, hüsran içinde dönmüş ustasının yanına.
Ustası üzülmemesini, resme devam etmesini önermiş.

Biraz daha hırslı, biraz daha cesur davranmış bu kez. Resmi tamamladığında, yine aynı meydana gitmek üzere hazırlanırken, ustası bu kez, kırmızı kalemleri bırakıp, yerine bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ve birkaç fırça almasını salık vermiş. Tabii yine aynı notla; "Beğenmediğiniz yerleri lütfen düzeltir misiniz?"

Bir hafta sonra, genç adam sabırsızlıkla meydana koşmuş. Bir de bakmış ki; resminde tek bir fırça darbesi, fazladan bir renk şekil yok.
Mutluluktan uça, uça ustasına koşmuş, 'Nihayet' demiş, 'Resmimi beğendiler. Kimse elini sürmemiş boyalara. Kimse düzeltme yapmamış.'

Ustası durumu şöyle özetlemiş genç adama; 'İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi, gelip senin resmini karaladı. İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemez.'

Dolayısıyla;

1)Emeğinin karşılığını ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın,
2)Değerini bilmeyenlere sakın emeğini sunma,
3)Asla bilmeyenle tartışma!
Share

Özlediğin, gidip göremediğindir
ama, gidip görmek istediğin.

Özlem, gidip görememendir
ama gidip görmek istemen.

Özlediğin, gidip görmek istediğin
ama gidip göremediğin.

Özlem, gidip görmek istemen
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen...

Oruç Aruoba
Share

Son günlerde, bi surat, bi surat ki gelinde,
Çayımı bile artık yarım dolduruyor bey,
Allah’tan kulaklarım ağır işitiyor da,
Duymuyorum ne söylediğini,
Ama yine de hissediyorum bey,
Beni bu evde galiba istemiyor artık,
Hey gidi günler hey!
Oğlunu bilirsin, vur ağzına, al lokmayı
İki arada, bir derede, ne yapsın, ana bu.
Atsa atılmaz, satsa satılmaz
Bana artık, gizli gizli sarılıyor,
Dün akşam, uyurken öptü beni, biliyor musun?
Nasıl ağrıma gitti, nasıl!
Artık akide şekeri de getirmiyor,
Hani dişlerim yok ya,
Yerken garip sesler çıkartıyormuşum da
Güya çocuklar iğreniyormuş benden,
Yok, vallahi yalan bey,
Hiç yapar mıyım ben öyle şey!
Gelin, çocuklara masal anlatmamı da yasakladı
Üstelik seninle konuşuyormuşum diye,
Duvardaki resmini de sakladı
Olsun, koynumdaki resminden haberi bile yok,
Yine de beddua edemem bey,
Oğlumun karısı, torunlarımın anası o
Geçenlerde üst komşular geldi,
Ne konuştuklarını duymayayım diye,
Kapıyı üstüme kilitledi
Duymadım, duymadım lakin hissettim,
Düşkünlerevine yatıracakmışlar önümüzdeki ay beni,
Ne yalan söyleyeyim, epey ağırıma gitti, epey,
Ha, sen ne diyorsun bey?
Hani, bi görünsen oğluna, ne de olsa babasısın, seni dinler,
Bu odada oturur, vallahi hiç dışarı çıkmam
Akide şekeri de istemem.
Masal da anlatmam çocuklara artık,
Ne olur, ayırmasınlar beni, ne olur!
Yaşayamam, nefes bile alamam,
Sana ait anılardan uzak,
Ne yaparım ben, ne yaparım!
Şu camın pervazında hayalin durur,
Çekmecelerde el izlerin,
Bastonun hâlâ duvarda asılı.
İstemiyorlar beni artık, istemiyorlar hâsılı.
Hey gidi günler hey,
Hani diyorum bi çağırsan
Yoksa, yoksa sende mi unuttun beni, bey?
Mehmet Çetin
Share
İmam-ı Rabbani'ye demişler;
"Bir keramet göster!"
Şöyle bir yürümüş,
"İşte" demiş.."Keramet"
Kerim olan Rabbimizin ikramı olmasa,
en küçüğünden en büyüğüne hangi hareketimizi yapabiliriz ki?!
Share