7.11.09 |
vakt-i dîvan
|
0
yorum
Ya Rabbi!
Ruhumda bir ilim katresi var.
İlahi onu heva rüzgarıyla ten toprağından muhafaza eyle.
Ya Rabbi!
Dua ve yakarıslarımızda sana lâyık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatalarda bulunmus isek, o kelimeleri sen islah et ve sen duamızı kabul buyur. Çünkü sözlerin hakimi ve sultanı ancak Sensin.. (amin)
6.11.09 |
vakt-i dua
|
0
yorum
5.11.09 |
vakt-i abherî
|
0
yorum
Bir silgi gibi tükendim ben, başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım: mürekkeple yazmışlar oysa, ben, kurşunkalem silgisiydim, azaldığımla kaldım.
Oğuz Atay
4.11.09 |
vakt-i tenefüs
|
0
yorum
Bir adam, kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu, o zamanlar aynı zamanda aşevi işlevi görmekte olan bir dergaha bağışlamak ister.Adam Hacı Bektaş-ı Veli'nin dergâhına gider. Durumu Hacı Bektaş-ı Veli'ye anlatır ve o ' helal değildir' diyerek bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana ise bu kurbanı kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaş-i Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.
Mevlana şöyle der:
- Biz bir karga isek Hacı Bektaş-ı Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergâhı'na gider ve ona, Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş-ı Veli'ye sorar.
O da şöyle der:
- Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.
3.11.09 |
vakt-i ibret
|
0
yorum
Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya, kalp durur akıl unutur...
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur !...
Mevlana
1.11.09 |
vakt-i kelâm
|
0
yorum



